Thomas Dybdahl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Thomas Dybdahl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2010 Perşembe

Hayatımın En Güzel Telefon Konuşması !!!


Günlerdir Thomas Dybdahl'ın October Trilogy'sini almaya çalışıyorum, kodumunun cdon.eu'su kredi kartımı kabul etmiyor. Nasıl moralim bozuk günlerdir alttan alta bu konu yüzünden anlatamam. Başka hiçbirşey istemiyor çünkü canım, o cdler benim olmalı! Neyse, en yakın dostum Alp geçtiğimiz hafta İngiltre'ye gitti, plan cdleri alıp ona yollamak ama olmadı. Alp hiç bişi getirmicek lan bana diye bozuk atıyorum kendi kendime. Adam 40 yılın başında gitmiş, amazon free shipping filan yapıyor ve ben October Trilogy'i alamadığım için başka hiçbirşey almak istemiyorum.

2 gün önce Alp'in Londraya geçtiği vakit, Dybdahl'ın konseri olacağını öğrendik. Üstüne bu konser sırasında adamın cdlerinin de satılacağını. Tutturdum "Alp konsere git, biletin yok ama yalvar içeri gir, al şu cdleri bana" Ama böyle birşeyin olmasına ihtimal bile vermiyorum. Hadi Alp bunu kabul etti, adamı biletsiz içeri alacaklar mı, o cdler harbiden satışta mı olacak filan gibi sorular var. October Trilogy fii tarihinde tükenmiş birşey çünkü. Neyse, Alp gidicem varsa alıcam dedi. Ben bugün tüm gün kafayı kırdım alabilecek mi diye. Ve yaklaşık 20 dakika önce şöyle bir konuşma geçti aramızda...

Alp: Lan, tahmin et şu anda kime bakıyorum?
Emre: Ne? Hasssiktir lan!!!!!!!!
Alp: Lan olm, aldım cdleri, herife gittim böyle böyle Türkiye'de çok büyük bir hayranınız var, imzalar mısınız dedim. Adam cdleri imzaladı lan! Ellerim titrio, sanki ben hayranıyım!
Emre: Dur lan ben kalp krizi geçiriyorum sanırım!

19 Eylül 2010 Pazar

Anne ben Thomas Dybdahl olucam!

Thomas Dybdahl
Tüm sene böyle gezdim ben, anneme, babama, en yakın arkadaşıma dedim hep. Thomas Dybdahl olucam ben. Kim o dediler. Yukarıdaki resmi gösterdim "ne bu be saçı başı birbirine girmiş, dağ adamı gibi" dedi bazıları. Ulan amaç oydu zaten. O dağ adamı modunda nasıl bir karizma var teheyyyyy. Ama benim saç,sakal o kadar gür değil, sorun orada. Okul dönemi de sıkılıp sıkılıp kestiğimden Thomas'ın T'si olamıyordum. Bu yaz 1 ayda baya saldım kendimi. Bırak traş olmayı, kokmadıkça duş filan almıyorum o derece.
Mire
Ama kafamdan da tamamen çıkmış Thomas Dybdahl olma isteği. Bugün dedim Facebook'a yeni fotoğraf lazım. Profile özel fotoğraf çekineceğiz. Giydim Eric Northman t-shirtünü çıktım balkona, arkaplanda Uludağ filan var. Annem de almış 70-300 mm'yi filan. Dışarıdan gören olsa çok fiyakalı bir moda çekimi filan oluyormuş hissine kapılmaz ama utandım işte. Bi 100 poz filan anca çekindim!! Sonra bir ara fotoğraflara bakayım dedim. Amanın!! Thomas Dybdahl'a dönmüşüm ben. Şimdi üstteki fotoğrafla yandaki fotoğrafın saç-sakal bakımından pek de tıpatıp olduğunu söyleyemeyeceğim ben de sizin gibi. Ama ben bu kadar saç sakal uzatmamıştım hiç hayatımda ve an itibariyle Dybdahl'a olabileceğim en yakın tipteyim :) Allahım nasıl mutlu oldum, nasıl mutlu oldum.Çok istiyorum çünkü ben Dybdahl gibi olmak. Çünkü Dybdahl benim Dünya'daki 7 milyar insan arasında en çok tanışmak istediğim ilk 3 kişi arasında. Hayatım bir müzikalse, Thomas Dybdahl'a o kadar çok tribute bölümü çekiyoruz ki aklınız şaşar. Biraz daha uzatıp, şekil verirsem Dybdahl Jr. olacağım bir gün ve bir gün New York şehri Dybdahl için dans edecek. :) Yippi